İşverenin İşçiyi Tek Taraflı Ücretsiz İzne Çıkarma Hakkı Var mıdır?
İş sözleşmesi, temelinde işçinin iş görme yükümlülüğünü, işverenin ise bu emeğe karşılık ücret ödeme borcunu üstlendiği, her iki tarafa da karşılıklı sorumluluklar yükleyen hukuki bir belgedir. Çalışma hayatında, özellikle ekonomik daralma dönemlerinde veya sektörel krizlerde işverenlerin maliyetleri düşürmek amacıyla başvurduğu ilk yöntemlerden biri çalışanları ücretsiz izne göndermek olmaktadır. Ancak Türk İş Hukuku mevzuatı, işçinin emeğinin ve geçim kaynağının keyfi kararlarla elinden alınmasını engellemek adına ücretsiz izin uygulamasına çok kesin ve katı sınırlandırmalar getirmiştir. İşverenlerin mevzuata aykırı şekilde uyguladığı tek taraflı ücretsiz izin kararları, hukuki boyutta işçiye çok ciddi tazminat hakları doğuran ve işletmeleri ağır maddi yaptırımlarla karşı karşıya bırakan eylemlerdir.
Av. Halil İbrahim Balaz
8/27/20263 min oku
İş Hukukunda Ücretsiz İzin Uygulamasının Yasal Şartları ve Karşılıklı Rıza İlkesi
Türk İş Kanunu'nun genel yapısı incelendiğinde, belirli istisnai yasal haklar (kadın işçilerin doğum sonrası altı aya kadar talep edebildiği ücretsiz izin hakkı gibi) dışında, işverenin işçiyi kendi kararıyla ücretsiz izne çıkarma hakkı bulunmamaktadır. İş ilişkisinin askıya alınması anlamına gelen ücretsiz izin uygulaması, işçinin temel hakkı olan "ücret alma" hakkını ortadan kaldırdığı için çalışma koşullarında "esaslı bir değişiklik" niteliği taşır. İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince, çalışma koşullarında yapılacak bu denli esaslı bir değişikliğin geçerli olabilmesi, durumun işçiye yazılı olarak bildirilmesine ve işçinin altı iş günü içerisinde bu teklifi yine yazılı olarak kabul etmesine bağlıdır. İşçinin yazılı muvafakati (onayı) alınmadan girişilen her türlü ücretsiz izin uygulaması hukuken geçersizdir. İşçinin sessiz kalması veya uygulamaya itiraz etmemesi, bu duruma onay verdiği anlamına gelmemekte; Yargıtay içtihatları uyarınca zımni (örtülü) kabul İş Hukukunda geçerli sayılmamaktadır.
İşverenin Tek Taraflı Ücretsiz İzin Dayatmasının "Haksız Fesih" Olarak Kabulü
İşverenin, çalışanın yazılı onayını almadan "yarından itibaren işe gelme, seni ücretsiz izne çıkardık" şeklinde sözlü veya tek taraflı yazılı bir bildirimde bulunması, hukuki niteliği itibarıyla iş sözleşmesinin işveren tarafından eylemli olarak sonlandırılması demektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin yerleşik kararlarına göre, işçinin rızası hilafına ücretsiz izne gönderilmesi açık bir "haksız fesih" eylemidir. İşveren, her ne kadar niyetinin işçiyi işten çıkarmak değil, yalnızca bir süreliğine maliyetleri askıya almak olduğunu iddia etse de, kanun koyucu bu durumu işçinin geçimini tehlikeye atan ve sözleşmeye aykırı düşen bir işten çıkarma işlemi olarak değerlendirmektedir. İş ilişkisinin bu şekilde işveren tarafından koparılması, işçiye kanundan doğan tüm fesih haklarını derhal kullanma yetkisi verir.
Ücretsiz İzne Zorlanan İşçinin Kıdem ve İhbar Tazminatı Talep Hakkı
Tek taraflı ücretsiz izin dayatması haksız fesih hükmünde olduğundan, bu duruma maruz kalan işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmaktadır. İşyerinde en az bir yıllık çalışma süresini doldurmuş olan işçi, rızası dışında ücretsiz izne gönderildiği an itibarıyla iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini öne sürerek birikmiş kıdem tazminatını talep edebilir. Bununla birlikte, işveren kanuni bildirim sürelerine (ihbar sürelerine) uymadan işçiyi aniden işten uzaklaştırmış sayılacağı için, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar tazminatını da ödemekle yükümlü hale gelir. Bu süreçte işçinin yapması gereken en önemli hukuki hamle, işverenin dayatmasını kabul etmediğini ve sözleşmenin haksız feshedildiğini noter kanalıyla gönderilecek bir ihtarname ile derhal kayıt altına almaktır. İhtarnamenin ardından arabuluculuk sürecinin işletilmesi ve gerekirse İş Mahkemesinde alacak davası açılması gerekmektedir.
İşçinin İzni Kabul Etmemesi Halinde İşverenin Ücret Ödeme Yükümlülüğü
İşçi açısından bir diğer hukuki alternatif ise fesihten ziyade sözleşmeyi ayakta tutarak ücret talep etmektir. Ücretsiz izin teklifini yazılı olarak reddeden ve iş görmeye hazır olduğunu, işyerine gelerek veya noter ihtarnamesi ile bildiren bir işçi, işverenin kendisine iş vermemesine rağmen maaşını talep etme hakkına sahiptir. Hukukta "işverenin temerrüdü" olarak adlandırılan bu durumda işveren, işçinin çalışmasını haksız yere engellemiş sayılır ve işçi evde oturduğu günlerin dahi ücretini, sigorta primlerinin yatırılmasını ve diğer yan haklarını işverenden eksiksiz olarak talep edebilir. Bu hak, işçinin rızası dışında işten uzaklaştırıldığı dönemler için geriye dönük olarak da işletilebilmektedir.
Kılıç & Balaz Avukatlık Bürosu olarak, işverenlerin hukuka aykırı tek taraflı uygulamaları karşısında işçilerin yasal haklarının korunması ve doğan mağduriyetlerin giderilmesi için titizlikle çalışıyoruz. Rızanız dışında ücretsiz izne çıkarılmanız, maaşlarınızın ödenmemesi veya kıdem ve ihbar tazminatlarınızın eksik hesaplanması gibi durumlarda hukuki sürecinizin en doğru şekilde başlatılması ve yürütülmesi için uzman desteği almanız hayati önem taşır. İş hukukundan doğan tüm uyuşmazlıklarınızın değerlendirilmesi ve profesyonel danışmanlık hizmeti için bize 0539 243 02 27 numaralı telefondan ulaşabilir veya info@kilicbalaz.com adresine e-posta göndererek doğrudan avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
